x

19-12-2016 09:34:53 2017, RİSKLER FIRSATLARA DÖNERSE

2017 yılında piyasalarda riskler ve fırsatlar neler olacak?
2017 yılında dünya ekonomisinde %2,8 büyüme beklentisinin bulunması, Brexit ile AB büyümesinin yavaşlaması buna karşın ABD’de büyümenin hızlanması gelişmekte olan ülkeler için zotr bir yıl olacağının göstergesidir. Dolayısıyla 2017’de risklerin çok, fırsatların sınırlı olacağı bir yıl olmasını bekliyoruz.
Net risk ve fırsat ayırımından ziyade konu başlıklarına baktığımızda; Trump’ın ekonomi politikalarının FED'in faiz adımlarına etkisi, G20 ülkeleri arasında "Kur Savaşı",Euro Bölgesi'nin geleceği; Brexit ve Seçimler , Çin ekonomisinde büyüme tartışmaları ve ekonomiyi destekleyici tedbir ve adımlar, Yuan devalüasyonu ve ihracattan iç talep odaklıya ekonomik transformasyon, Küresel emtia fiyatlarında ciddi gerileme ve emtia ihracatçısı ve ithalatçısı ülkelere etkileri, OPEC üyesi ve üyesi olmayan ülkelerin petrol üretim kesintisi ve petrol fiyatlarının ülkelere etkisi, MENA'da terör gerilimi, Suriye'deki gelişmeler, İran ; Uluslararası izolasyondan kurtulmasının ardından İran’daki dinamik girişimciliğin canlanması, İran’da endüstriyel yatırımların büyümenin anahtarı olabileceği küresel risk ve fırsatları beraberinde taşıyor. Doların değerlenmesi risk olurken, petrol fiyatlarının artması özellikle Ortadoğu ülkeleri ve rusya’nın büyümesi üzerinde olumlu yapacaktır. Faizlerdeki yükseliş negatif faiz veren ülkeleri zorlarken reel getirisi yüksek olan ülkeler sermaye akımlarını kendilerine çekebilecektir.
Beklediğiniz önemli gelişmeler nelerdir?
ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’un izleyeceği ekonomi politikalarının uluslararası ticari anlaşmalar ve GOÜ’ler üzerindeki etkileri, Fed’in faiz artırım takvimi ana belirleyici göstergeler olacaktır.
Avrupa tarafında ise İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı (Brexit) sonrası AB bütünlüğünü daha fazla sorgulanacak. Siyasi gelişmelerin de bölge ekonomisine yön vereceği bir yıl olacağını düşünüyoruz. 2017 boyunca Avrupa’daki seçimler de popülizm endişesini diri tutacak. Mart’ta Hollanda’da genel seçimler, Fransa’da Nisan sonu-Mayıs başında Cumhurbaşkanlığı seçimleri (iki turlu), Haziran ortasında ise genel seçimler var. Mayıs ayında Birleşik Krallık’ta düzenlenecek olan yerel seçimler var, Almanya tarafında ise Mayıs ayına kadar sürecek eyalet seçimlerinin ardından Ekim ayında genel seçimler yapılacak. ECB’nin tahvil alım programında miktar azaltmasına karşılık teminatları gevşetmesi ve seçim yapılacak ülkelerin ekonomik büyüklükleri göz önüne alındığında hem AB’nin bütünlüğünün korunması hem de eur/usd paritesinin seviyesi sürekli gündemde kalacaktır.
Çin ekonomisindeki büyümenin %6-7 bandında kalıp kalmayacağı önemli. Çin’de kredi büyümesinin milli gelire katkısı önceki yıllara oranla kısıtlı kalmaktadır. Özellikle konut piyasasında bir sıkıntı Çin’i son derece kötü etkileyecektir. %6’nın altına gerileyen bir büyüme senaryosunda, küresel resesyon endişeleri belirginleşerek piyasalarda dalgalanmaları artırabilir.
GOÜ’ler tarafında ise emtia fiyatları, Fed ve sermaye hareketlerinin yönüne ilişkin belirsizlikler sürüyor. Bu açıdan 2017’de büyümeye dönük risklerin aşağı yönlü olduğunu söylemek mümkün. 2017’de büyüme makasının GOÜ’ler lehine gelişimini sürdürmesi bekleniyor. (IMF, 2015’de %4 büyüyen GOÜ’lerin büyüme beklentisini ise 0,1 puan artırarak %4,2’ye yükseltti. Bu, GOÜ’lerde büyümenin 6 yıl sonra ilk kez hızlanması ve son 4 yıldır daralarak 2015’de 1,9 puana kadar düşen GOÜ ve GÜ’ler arasındaki büyüme makasının yeniden GOÜ’ler lehine açılması anlamına geliyor. GOÜ’lere dönük iyimser algı genelde sürüyor, ancak ABD seçimleri sonrası oluşan volatilitenin yakından izlenmesi gerekiyor)
Güçlü dolar/yüksek ABD tahvil faizleri kompozisyonunun devam etmesi küresel büyümeyi bir noktada baskılayabilir. Bunun bir uzantısı, ABD’de enflasyonun hızlanmasına Fed’in daha hızlı faiz artırımlarıyla cevap vermesi sonucu likidite koşullarının ve GOÜ’lerin olumsuz etkilenmesi beklenebilir.
Petrol ve genel olarak emtia fiyatlarında bir toparlanma var; OPEC ve OPEC dışı ülkelerin üretimi azaltmakta anlaşması petrol fiyatlarına bir miktar daha yükseliş getirebilir. Bu gelişmede başta Ortadoğu ve Rusya olmak üzere ülkelerin harcama kapasitelerinin artmasına neden olacağından dünya ticaretinde canlanma görebiliriz.
Trump’ın başkanlığı dünya ve Türkiye piyasaları açısından oynaklığın arttığı bir döneme girilmesine neden oldu. ABD uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi TL gibi gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini ve tahvil faizlerini olumsuz etkiliyor. ABD uzun vadeli tahvil faizlerinde yükselişin durulması ile piyasalar nefes almaya başlayacaktır.
Anayasa değişikliği referandumu ve TL’nin seyrine göre TCMB’nin alacağı pozisyon, , büyüme yönünde atılan adımların sonuçlarının ne olduğunun görülmesi yurtiçi önemli gündem maddeleri olarak dikkat çekmektedir.
ABD tahvil faizleri ve dolar endeksinin seyrinden dolayı bol miktarda TCMB’nin tercihinin büyüme politikasına destek mi enflasyonu kontrol altına almak mı olduğunu konuşulmasını beklemekteyiz. Kurdaki yükselişin bant aralığına girmeyip artış hızının korumasına döviz satarak mı faiz artışı yaparak mı karşılık vereceğinin tartışıldığı bir süreçle de karşılaşabilir.
2008 krizinden sonra Türkiye’nin yakın ve orta doğu’ya yönelik ihracat hamlesi, 2012 yılına kadar, toparlanan petrol fiyatları ile büyük bir katkı sağlamıştı, 2014 yılından itibaren düşüşe geçen petrol fiyatları, yakın coğrafyamıza yaptığımız ihracatı olumsuz yönde etkilemiş, bu dönemde Avrupa ve Afrika üzerine yoğunlaşma yaşamıştık, petrol fiyatlarının yükseliş yeniden bu ülkelerle ticaret hacminin artmasına yardımcı olacaktır.
Hangi yatırım araçları öne çıkar? Neden? Yatırımcı nasıl bir portföy dağılımı yapmalı? Parasını nereye yatırmalı?
BIST-100 ‘ün 1 yıl ileriye dönük F/K iskontosu %34-38 bandında değişmektedir ki tarihi ortalamalarımız %%17-21 bant aralığıdır. Göreceli baktığımızda ucuz kaldığımız düşünülebilir. Hükümetin büyüme yönündeki adımlarının reel’de gerçekleşmesi bu iskonto oranının azalmasına fırsat verecektir. Anayasa referandumundan sonra yapısal reformlara hız verileceğinin açıklanması ve jeopolik riskler bir süre daha bu iskonto oranının korunmasına neden olabilecektir. Yılın kalanında güçlü bir piyasa beklentimizden dolayı önceliği hisse senedine veriyoruz. Altyapı harcamalarındaki artış , Dünya’da demir-çelik, çimento ve bakır talebinin artması bu sektörlerdeki firmaları, Savunma harcamalarının dünya genelinde arttığı bir süreçte bu alandaki firmaların, hızlı kredi büyümesinden olumlu etkilenecek sektörlerdeki firmaların talep görmesini beklediğimizden hisse senetlerinin ön plana çıkmasını beklemekteyiz. ( 25)
Kur ve faize duyarlılığı düşük şirketin tahvillerine yönelim olmasını beklemekteyiz. Düzeltme hareketinin başlamasıyla birlikte faizlerde normal seviyelere gerilemesi bu alana ilginin artasına neden olacaktır. (15)
ABD’de uzun vadeli tahvil faizlerinin dengelenmesiyle birlikte Türkiye 10 yıllık tahvil faizlerinin ihraç tarihinden buyana en yüksek seviyelerde bulunması cazibesini artıracaktır. ( 15)
Hükümetin bankacılık sektörüne yönelik yaptığı düzenlemeler kredi kullanımından daha rahat etmelerine imkan tanıyor fakat mevduat yarışının devam ettiği de başka bir gerçek. Dolayısıyla mevduatta bir miktar yatırımın bulunmasını normal görmekteyiz. ( 10)
Petrol ve bakır kontratlarına yatırım yapılabilir. Üretim azaltılması ve kısıtlamasının hem OPEC üyeleri hem de OPEC’e üye olmayan ülkelerin tercih etmesi brentte 60 dolar seviyelerinin görülmesine neden olabilir. Trump’ın ın başkan seçilmesinden sonra vaat ettiği yatırımları yapmak için gereken bakır talebi bu emtianın fiyatındaki yükselişin devam etmesine imkan tanıyacaktır. (15)
Dolar ve dolar endeksinin güçlenmesini bekliyorsak elimizde dolar’da bulunması gerekmektedir. (10)
Her daim pozisyon ayarlamaları ve güncel gelişmelere reaksiyon verebilmek için %10 repo
Emtialarda hangi enstrüman öne çıkar?
Petrol ve bakır kontratlarına yatırım yapılabilir. Üretim azaltılması ve kısıltımasının hem OPEC üyeleri hem de OPEC’e üye olmayan ülkelerin tercih etmesi brentte 60 dolar seviyelerinin görülmesine neden olabilir. Trump’ın ın başkan seçilmesinden sonra vaat ettiği yatırımları yapmak için gereken bakır talebi bu emtianın fiyatındaki yükselişin devam etmesine imkan tanıyacaktır.
Euro Bond’lar için beklentiniz nedir?
Türkiye'nin uluslararası piyasalarda 100 milyar euroya varan tutarda eurobondunun olduğunu bilmekteyiz, Eurobondların Borsa'da işlem görmeye başlamasıyla borsanın pazar büyüklüğünün ikiye katlanması beklenmektedir. Borsamızda işlem görmesi bu enstrümana ilginin artmasına neden olacaktır.
Türkiye’nin risk priminin 2 Aralık’ta 306 seviyesine çıkmasının ardından yeninden 286’lı seviyelere gerilemesi dip seviyelerde olan Eurobond’larda hareketlenme yaşamaya başlamasını sağladığını görmekteyiz. Diğer taraftan henüz bir atağın başladığını söylemek de güç. Dolayısıyla piyasalardaki dalgalanmanın Anayasa referandumundan sonra yavaşlaması ile birlikte ilginin artmasını ve iyi fırsatlar sunmasını beklemekteyiz.
Yatırım fonu alacak olanlar portföylerinde nasıl bir dağılıma gitmeli.
Nemalandırma amaçlı (likit) yatırım fonları dışındaki enstrümanlarda yatırım vadesi ve getirisi beklentisinin kısmen daha uzun vadeli (6 ay ve üzeri) bir perspektifte değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu sebeple yatırım seçimlerinin likidite tercihleriyle paralellik göstermesi önemlidir.
Bireysel yatırımcının risk algısı, likidite tercihi, yatırım enstrümanları konusundaki bilgi düzeyi gibi değişkenler “kişisel yatırımıi” belirleyen önemli faktörlerdir. Yatırımcı profili ve risk tercihleri paralelinde farklı varlık sınıfları (fonlar) içeren bir strateji ile portföylerin çeşitlendirilerek potansiyel getirinin artırılması ve riskin dağıtılması ideal strateji olacaktır.

BES yatırımcıları için önerileriniz nelerdir?
Toplam 18 şirketin faaliyet gösterdiği bireysel emeklilik sektöründe, BES yatırımcılarının öncelikle güçlü finansal yapısı olan firmalarla çalışmalarının verimlilik açısından daha yararlı olduğunu düşünmekteyim.
Risk alma eğilimi ve piyasa koşullarına dikkat etmek gerekir. Emeklilik döneminize uzun süre varsa getiri değişkenliği yüksek olan fonlara( Hisse, kıymetli maden, türev araç vb) , emeklilik döneminize kısa süre varsa da getiri değişkenliği düşük fonlara ( Borçlanma araçları, düşük riskli fonlar) yatırım yapılmasını önermekteyim.
Yatırım araçlarında 2017 yılı beklentileriniz nedir?